İŞ KAZASI ve İŞÇİ ALACAKLARI

İş Kazası nedir?

İş kazası nedir, işçinin iş yaşamında meydana gelen ve  işçinin yaptığı işin olağan risklerini bünyesinde barından kazaları ifade etmektedir. Günümüzde bilhassa sanayi kollarında işçilerin can güvenliğini riske atabilecek pek çok durum mevcuttur. Bu hususa  karşı gerekli önlemlerin alınması zorunluluğunun yanı sıra işçilerin bireysel olarak da öncelikli olarak iş sağlığına önem vermeleri gerekmektedir. Maalesef özellikle iş sağlığı ve güvenliği açısından işin yapılması ile ilgili işverence alınması gereken tedbirlerin  alınmadığına ve işçinin adeta canı pahasına çalıştırıldığına uygulamada çok fazla şahit olunmaktadır. Bu gibi durumlarda ölüm ile sonuçlanan iş kazaları ile de karşılaşılmaktadır.  Nitekim böyle bir halde iş kazasının ölüm olayı ile sonuçlanmasında iş sağlığı ve güvenliği hususunda gerekli tedbirleri almayan işveren birinci derece sorumlu olmaktadır.

İş Kazası Halinde Yapılması Gerekenler Nelerdir?

İş kazasının meydana gelmesi halinde işçi ve işverenin kanundan kaynaklı bazı  yükümlülükleri doğmaktadır ve bunların yerine getirilmemesi halinde tarafların sorumluluğuna neden olmaktadır. Dolayısı ile iş kazasının meydana gelmesi halinde;

  • Öncelikle sağlık müdahalesi gerçekleştirilmelidir.
  • İş yeri kaza raporu düzenlenerek, tutanağa iki şahit adı yazılıp  imzaları da alınmalıdır.
  • İş kazası, bağlı bulunan kolluk birimine (Emniyet veya Jandarma) bildirilmelidir.
  • İş kazası, bağlı bulunan Sosyal Güvenlik Kurumu Birimine bildirilmelidir.

İş Kazası Halinde Açılacak Davalar Nelerdir ?

İş kazası işçinin yaralanması veya ölümü ile de sonuçlanabilir. Dolayısı ile böyle bir durumla karşılaşıldığında ilgili kolluk birimi ve Cumhuriyet Savcısı gerekli soruşturmayı yaparak olayın sorumluları aleyhine ceza davası açacaktır. Bunun yanı sıra işçi veya kanuni mirasçıları (işçinin ölümü halinde) tarafından da hukuk davaları açılabilecek, tazminata yönelik talepler bu davalarla ileri sürülebilecektir.

Bunun yanı sıra iş kazası halinde Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından açılacak rücu davaları da söz konusudur. Bu davalarda iş kazasının meydana gelmesinde ki kusurun işverene ait olması veya üçüncü bir kişiye yahut işçiye ait olması hallerinde SGK, ödemiş olduğu meblayı  rücu edebilecek ve bunu dava konusu yapacaktır. Özetle, bir iş kazasının meydana gelmesi halinde aşağıda belirtilen davalar açılabilir.

  • Ceza Davası
  • Maddi ve Manevi Tazminat Davaları
  • Sosyal Güvenlik Kurumu Tarafından Açılacak Rücu Davaları

İş Kazası Tazminat Davası Kime Karşı Açılır?

İş kazası nedeniyle açılacak tazminat davaları, iş kazasının meydana gelmesinde kusuru olan, iş sağlığı ve  güvenliğinin gerektirdiği tedbirleri almayarak iş kazasının meydana gelmesine sebep olan işverene karşı açılır. Bu dava esasen işverenin kendisini temsile yetkili çalışanlarına veya aracı kişilere de yöneltilebilir. (örneğin, işletme müdürü, ticari temsilci) iş kazası nedeniyle açılacak tazminat davasında, tazminat

İş Kazası Neticesinde Ceza Soruşturması

Yukarıda detaylı açıklandığı üzere iş kazasının meydana gelmesiyle birlikte, kolluk birimlerine işveren tarafından bildirim yapılmalıdır. Söz konusu bildirimi yapmayan işveren bildirim yapmaması veya geç yapması nedeniyle bizzat sorumlu olur. Bildirimin yapılmasıyla birlikte ilgili iş kazası için dosya açılacak ve kolluk birimleri tarafından tahkikat aşamasına geçilecektir. Buna göre, Ceza Muhakemesi Kanunu uyarınca öngörülen genel hükümlere binayen Cumhuriyet Savcısı tarafından soruşturma yürütülecek ve iddianamenin hazırlanması ile birlikte iş kazasının meydana gelmesinde sorumlu işveren, (örneğin işçinin istihdam edildiği şirketin yetkililerinin) yargılanması maksadı ile kamu davası açılacaktır.

İş Kazası Nedeniyle Açılacak Manevi Tazminat Davası

Manevi tazminat; kişilik hakları zarar gören kişinin söz konusu zarar sebep olanlardan alınarak kendisine ödenecek uygun bir miktarı ifade etmektedir. İş kazası nedeniyle açılacak manevi tazminat davasında  ise, işçi iş kazası nedeniyle gördüğü manevi zararın tazminini talep etmek hakkına haizdir. Manevi zarardan kasıt, işçinin söz konusu kaza nedeniyle yaşadığı psikolojik travma olabilir, bir örnekle açıklamak gerekirse; bir iş kazası sonucu kolunu kaybeden işçinin bu durum nedeniyle yaşadığı üzüntüden kaynaklanan psikolojik travmaları nedeniyle işvereninden ve kazaya sebep olan sorumlu üçüncü kişilerden manevi tazminat talep etmesi mümkündür.

Manevi Tazminatın Şartları Nelerdir ?

İş kazası nedeniyle zarar gören işçi veya iş kazası sonucu ölen işçinin  yakınları için manevi tazminat talep edebilirler. Ancak mahkemece manevi tazminata hükmedilebilmesi için bazı şartların varlığı aranacaktır. Buna göre;

  • İş kazasına sebebiyet veren fiil
  • Bu fiil neticesinde  bir zararın meydana gelmesi
  • Meydana gelen zarar ile fiil arasında illiyet bağı (neden/sonuç ilişkisi)
  • Fiilin hukuka aykırı olması
  • İşçinin zarara uğraması

gereklidir. Yukarıda sayılan şartların varlığı halinde mahkeme manevi tazminata hükmedecektir.

Ölen İşçinin Eşi ve/veya Çocukların Manevi Tazminata Başvurma Şartları Nelerdir ?

Eğer işçi, iş kazası neticesinde ölmüş ise yasal mirasçılarının maddi ve manevi tazminat açma hakları mevcuttur. Fakat işçinin yalnızca cismani zarara uğraması halinde, yakınlarının bu zarar dolayısıyla hayat seyirleri değişir, kaza dolayısıyla psikolojileri bozulur ve benzer etkiler gözlenirse ; yine manevi tazminat açma hakları söz konusu olacaktır. Nitekim manevi tazminat, olay karşısında kişilerin manevi kayıplarını gidermeye hizmet etmesi amacı ile öngörülmüştür. İş kazası neticesinde ölüm gerçekleşirse bu halde işçinin yasal mirasçıları olan annesi, babası, eşi ve çocuklarının talep edebileceği bir tazminat türü olan destekten yoksun kalma tazminatı talep edilebilir. Nitekim bu tür tazminatın doğası gereği, iş kazası veya meslek hastalığı neticesinde bir ölüm meydana gelmeli, ölen işçinin yakınlarının ise işçinin desteğinden yoksun kalacak olmaları gerekir. Gerçekten de işçinin iş kazası neticesinde ölmesi halinde ; işçinin varsa eşi, çocukları ve bakmakla yükümlü olduğu  diğer kişiler işçinin desteğinden yoksun kalacaklar ve maddi açıdan kayba uğrayacaklardır. Buna göre, mahkemece destekten yoksun kalma tazminatına hükmedilebilmesi için;

  1. Destekten yoksun kalma tazminatını talep eden mirasçılar, ölen işçinin yardımına muhtaç olmalıdır.
  2. İş kazası sonucunda ölen işçinin sağlığında (ölmeden önce), tazminat talebinde bulunan bu  kişilerin bakımını üstlenmiş olması gereklidir.

İş Kazası Nedeniyle Açılacak Maddi Tazminat Davası

Maddi tazminat davası, meydana gelen iş kazası nedeniyle işçinin uğradığı veya ileride uğrayacağı muhakkak olan maddi zararları konu edinmektedir. İş kazası geçiren işçi, ruhen ve/veya bedenen zarara uğramış olabilir. İşçi açacağı bir tazminat davası ile uğradığı bu zararların tazminin talep edebilme hakkına sahiptir.

Ölüm Halinde ;

Ülkemizde ölümle sonuçlanan iş kazalarına malesef  çok sık rastlanılmaktadır. Bu duruma iş güvenliği ve sağlığı hususunda işçinin ve işverenin bilinçli olmaması ve işin yapılması sırasında alınması gereken tedbirlerin genellikle minimum seviyede alınması sebep olmaktadır. İş kazasının işçinin ölümü ile sonuçlanması halinde aşağıda belirtilen hususlar işçinin yasal mirasçıları tarafından süresi içerisinde açılacak bir dava yolu ile talep edilebilir.           

  • Cenaze giderleri,
  • Tedavi giderleri,
  • Çalışma gücünün azalmasından ya da yitirilmesinden doğan kayıplar,
  • Ölenin desteğinden yoksun kalan kişilerin bu sebeple uğradıkları zararlar

Bedensel Zarar Halinde;

İş kazası nedeniyle işçinin bedensel bir zarara uğraması halinde aşağıda belirtilen hususlar işçi tarafından açılacak bir dava ile talep olunabilir.

  • Tedavi giderleri,
  • Kazanç kaybı,
  • Çalışma gücünün azalmasından ya da yitirilmesinden doğan kayıplar,
  • Ekonomik geleceğin sarsılmasından doğan kayıplar

Maddi Tazminat Harca Tabi Midir ?

İş kazası nedeniyle açılacak bir maddi tazminat davası nispi harca olacaktır. Buna göre bu davada esas alınacak olan harç mahkeme kararı ile hüküm altına alınacak olan uyuşmazlığın değeri üzerinden hesaplanacaktır.

İş Kazası Nedeniyle Destek Yoksun Kalma Tazminatı

İş kazası neticesinde ölüm gerçekleşirse bu halde işçinin yasal mirasçıları olan annesi, babası, eşi ve çocuklarının talep edebileceği bir tazminat türü olan destekten yoksun kalma tazminatı talep edilebilir. Nitekim bu tür tazminatın doğası gereği, iş kazası veya meslek hastalığı neticesinde bir ölüm meydana gelmeli, ölen işçinin yakınlarının ise işçinin desteğinden yoksun kalacak olmaları gerekir. Gerçekten de işçinin iş kazası neticesinde ölmesi halinde ; işçinin varsa eşi, çocukları ve bakmakla yükümlü olduğu  diğer kişiler işçinin desteğinden yoksun kalacaklar ve maddi açıdan kayba uğrayacaklardır. Buna göre, mahkemece destekten yoksun kalma tazminatına hükmedilebilmesi için;

  • Destekten yoksun kalma tazminatını talep eden mirasçılar, ölen işçinin yardımına muhtaç olmalıdır.
  • İş kazası sonucunda ölen işçinin sağlığında (ölmeden önce), tazminat talebinde bulunan bu  kişilerin bakımını üstlenmiş olması gereklidir.

İş Kazasında Üçüncü Kişilerin Sorumluluğu ve Tazminata Etkisi

İş kazası kural olarak kazanın meydana gelmesine kusuru ile sebep olan işverene açılmaktadır. Ancak işverenin yetkili temsilcileri de yöneltilebilir. İş kazasına işveren dışında üçüncü bir kişinin sebep olması halinde dava işverenle beraber bu kişiye de yöneltilebilir. Yine kazaya iş yerinde çalışan başka kişilerin sebep olması halinde tazminata mahkum edilen işveren ödediği miktarı bir rucü davası açarak sorumlu kişilerden veya üçüncü kişilerden talep edebilir.

İş Kazası Tazminat Davasında (Anafirma/Taşeron) Sorumluluğu Nedir?

İş kanunumuzda bu hususu açıklığa kavuşturacak şekilde alt işveren(taşeron) ile asıl işveren olmak üzere iki işverenle ilgili olarak düzenleme yapılmıştır. Buna göre alt işveren kural olarak asıl işveren gibi sorumludur. Bu düzenlemer ışığında alt işveren ve asıl işveren iş kazası nedeniyle meydana gelen bir zarardan kaynaklı olarak açılacak olan tazminat davasında müteselsil, yani birlikte sorumludurlar. Hatta bu hususta yapılan aksi sözleşmeler de geçersiz kabul edilerek işçinin hakları bakımından tam bir yasal koruma sağlanmıştır. Bir örnekle açıklamak gerekir ABC taşeron firmasında çalışan işçi iş kazası nedeni ile uğradığı zararın tazmini bakımından açacağı davayı hem taşeron firmasına hemde taşeronun bağlı olduğu asıl işveren olan XYZ firmasına karşı yöneltebilir. İşçinin uğradığı zararlar her iki firmada müteselsilen sorumlu olacaktır.

İŞÇİ ALACAKLARI NELERDİR?

1.     Kıdem Tazminatı

İşçinin, iş sözleşmesinin 4857 sayılı İş Kanunu’nda sayılan nedenlerden biriyle son bulması halinde alabileceği tazminattır. Bunun için;

  • 4857 sayılı İş Kanunu’na tabi işçi olmak,
  • En az bir yıl çalışmış olmak,
  • İş sözleşmesinin iş kanununda belirtilen nedenlerden birisi ile sonlandırılması gerekir.

Belirli süreli iş sözleşmesinin kendiliğinden sona ermesi halinde kıdem tazminatına hak kazanılamaz. Ancak iş sözleşmesinin, işin bitiminden önce işveren tarafından haksız nedenlerle veya işçi tarafından haklı nedenlerle feshedilmesi durumunda kıdem tazminatına hak kazanılır.

Kıdem tazminatı, aylık giydirilmiş brüt ücret üzerinden hesaplanır.

2.     İhbar Tazminatı

4857 sayılı İş Kanunu’nun 17. maddesi uyarınca, iş sözleşmesi feshedilmeden önce karşı tarafa yazılı olarak bildirim gereklidir. Bildirim süresi;

  • 6 aya kadar süren çalışmalarda 2 hafta,
  • 6 aydan 1,5 yıla kadar süren çalışmalarda 4 hafta,
  • 1,5 yıldan 3 yıla kadar süren çalışmalarda 6 hafta,
  • 3 yıldan uzun süren çalışmalarda 8 haftadır.

İş sözleşmesinin; işçi tarafından feshedilmesi haliyle işveren tarafından işçinin deneme süresi içinde veya haklı nedenlerle feshi halinde, ihbar tazminatı ödenmeyecektir.

3.     İş Kazası, Meslek Hastalığı Tazminatı

İş kazası geçiren işçinin, maddi ve manevi olarak uğradığı zararlara karşılık alabileceği işçi alacakları (tazminat) olarak tanımlanmaktadır. Bu kapsamda;

  • Cenaze giderleri (ölüm halinde),
  • Ölenin desteğinden yoksun kalan kişilerin bu sebeple uğradıkları kayıplar (ölüm halinde),
  • Tedavi giderleri,
  • Çalışma gücünün azalmasından ya da yitirilmesinden doğan kayıplar,
  • Kazanç kaybı,
  • Ekonomik geleceğin sarsılmasından doğan kayıplar,

Talep edilebilir.

4.     Fazla Mesai Ücreti

4857 sayılı İş Kanunu m. 63’e göre, işçinin çalışma süresi haftalık 45 saatten fazla olamaz. Çalışma saatlerinin 45 saatten fazla olması, fazla çalışma kapsamına girer. Fazla çalışma için, 4857 sayılı İş Kanunu m. 41/7’ye göre, işçinin onayının alınması gerekmektedir.

İşçinin günlük çalışma süresi en fazla 11 saattir. Günlük 11 saati aşan çalışmalar, haftalık çalışma süresi 45 saati aşmasa da, fazla çalışma sayılır.

İşçinin gece çalışma süresi 7,5 saatten fazla olamaz. 7,5 saati aşan gece çalışması, haftalık çalışma süresi 45 saati aşmasa da fazla çalışma sayılır.

4857 sayılı İş Kanunu m. 41 uyarınca, fazla mesai ücreti 1,5 yevmiye olarak ödenir.

5.     Hafta Tatili Ücreti

4857 sayılı İş Kanunu m. 41 uyarınca hafta tatili, haftada altı iş günü çalışan ya da çalışmış kabul edilen işçinin, yedinci gün 24 saat boyunca sahip olduğu dinlenme hakkıdır. Çalışılmayan hafta tatili günü için işveren, o günün ücretini tam olarak ödemek zorundadır. Hafta tatilinde çalışan işçinin, çalışılan günün yevmiyesi ile varsa fazla çalışma yevmiye alacağı hakkı doğmaktadır.

6.     Ulusal Bayram ve Genel Tatil Ücreti

4857 sayılı İş Kanunu m. 47’ye göre; işçi, kanunlarda ulusal bayram ve genel tatil günü olarak kabul edilen günlerde çalışmazsa, o günün ücretini tam olarak alır. İşçi, tatil yapmaz da çalışırsa; ayrıca çalıştığı her gün için bir günlük yevmiye ödenir. Buradan hareketle, ulusal bayram ve genel tatil günü çalışan işçinin, 2 yevmiye alacağı olacaktır.

7.     Yıllık İzin Ücreti

4857 sayılı İş Kanunu m. 53 uyarınca; deneme süresi dahil, en az bir yıl çalışmış olan işçinin yıllık ücretli izin hakkı vardır. Bu haktan vazgeçilemez. Bir yıldan az süren mevsimlik veya kampanya işlerinde çalışan işçiler yönünden, yıllık ücretli izinlere ilişkin hükümler uygulanmaz.

İşçinin yıllık ücretli izin süresi, hizmet süresine göre değişmektedir. Buna itibarla;

a) Bir yıldan beş yıla kadar (beş yıl dahil) hizmet süresi olanlara ondört günden,

b) Beş yıldan fazla onbeş yıldan az hizmet süresi olanlara yirmi günden,

c) Onbeş yıl (dahil) ve daha fazla hizmet süresi olanlara yirmialtı günden,

az yıllık ücretli izin verilemez.

Bununla birlikte; 18 ve daha küçük yaştaki işçilerle, 50 ve daha yukarı yaştaki işçilere verilecek yıllık ücretli izin süresi yirmi günden az olamaz.

8.     Asgari Geçim İndirimi

İşçinin kendisi ve bakmakla yükümlü olduğu kişiler için devletin uyguladığı gelir vergisi indirimi, asgari geçim indirimi (AGİ) olarak adlandırılır. AGİ de işçi alacakları kapsamında değerlendirilir.

AGİ, 01.01.2008’den itibaren zorunlu hale gelmiştir. AGİ hesaplamalarında; asgari ücretin yıllık brüt tutarı, işçinin medeni durumu ve çocuk sayısı dikkate alınır.

9.     Kötü Niyet Tazminatı

İş sözleşmesinin; işveren tarafından, fesih hakkının kötüye kullanılmak suretiyle sona erdirilmesi halinde işçiye, bildirim süresinin üç katı tutarında tazminat ödenir. 4857 sayılı İş Kanunu’nun 18, 19, 20 ve 21. maddeleri kapsamındaki işçiler bu kapsama dahil değildir. İşçinin işe iade imkânı varsa, kötü niyet tazminatı söz konusu olmayacaktır.

İşçilerin çeşitli sebeplerden kaynaklanan alacaklarını alabilmesi için gerekli başvuruların yapılması ve herhangi bir hak kaybı yaşanmaması açısından işçi alacakları konusunda uzman bir avukattan hukuki yardım almaları faydalı olacaktır.

İŞ KAZASI TAZMİNAT HESAPLAMA

İş Kazası Tazminatı Nasıl Hesaplanır?

İş kazası nedeni ile açılacak bir iş kazası tazminatı davasında işçinin maluliyet durumu, işçinin iş kazasının meydana gelmesinde kusurlu olup olmadığı ve şayet kusurlu ise uzman bilirkişi raporlarında saptanmış olan kusur oranı, işçinin normal bir insan dikkate alınarak yaşayacağı süre (Örneğin işçi 30 yaşında iş kazası geçirmiştir ve bu kaza nedeni ile bir daha çalışamayacak durumdadır. Şayet işçi o meslekte çalışan bir başka işçi emsal alınarak mesleğini, söz konusu kaza meydana gelmemiş olsa idi 56 yaşına kadar sürdürecek idiyse işçinin söz konusu kaza nedeni ile çalışmayacağı 26 sene dikkate alınarak tazminat hesabı yapılacaktır.) Yine tazminat hesabında işçinin aylık ücreti dikkate alınır. (işçinin aldığı maaş) ve nitekim işçinin kaza nedeni ile uğradığı zararda mahkemece hesap edilerek tazminata hükmedilir.

İş Kazalarında Zamanaşımı

İş kazası nedeniyle açılacak maddi ve manevi tazminat davalarında zamanaşımı genel hükümlere göre belirlenmelidir. Buna göre; iş kazası sebebi ile açılacak maddi ve manevi tazminat davaları, iş kazasının  gerçekleştiği günden itibaren 2 yıl ve herhalde 10 yıl geçmekle zamanaşımına uğrar.

İş Kazalarında Görevli ve Yetkili Mahkeme

İş kazası nedeniyle açılacak maddi ve manevi tazminat davalarında İş Mahkemeleri görevlidir. Yetkili Mahkeme ise, iş kazası nedeniyle açılacak maddi ve manevi tazminat davalarında iş kazasının gerçekleştiği yer, yani haksız fiilin gerçekleştiği yer mahkemesi yetkilidir. Bunun yanı sıra genel yetki kuralları uyarınca, davalının ikametgahında da bu dava açılabilir.


HUKUKİ SÖZLÜK

İşçi: iş kanunu hükümlerine veya basın iş kanunu hükümlerine tabi şekilde çalışan kişi

Manevi zarar: kişilik haklarının ihlali nedeni ile meydana gelen zarardır .https://aghukukdanismanlik.com/

Bize Ulaşın